İnsanlar doğduğundan beri mi bencil ve şımarıktır yoksa yaşarken mi olur? Öyle mi yetiştirilirler de sonunda kendinden başkasını düşünmez olurlar. Çocukluğunda ailesinden zar zor izin koparıp bin bir yalvarmayla eve yavru köpek almış bir çocuğun iki üç ay sonra sıkılıp sokağa atmasından onun büyüyünce eşini, sevgilisini sokağa atma ihtimali düşünülmez mi? Öyle ki hayatındaki insanların kıymetini anlaması için onlara sadece muhtaç olması gerekir.
Oysa insanlar sevginin tanımını en iyi bilmesi gereken canlılardır, hem derinlemesine düşünüp hem mantık sahibi olmaları ve diğer insanlarla iletişime rahatça geçebilmeleri bunu öğrenebilmeleri için yeterlidir. Ancak ne yazık ki birçok evcil hayvan besleyen kişi bile moralinin bozuk olduğunda o konuşmaktan yoksun dostunun yanına gelip kucağına yatmasını onun bencilliği olarak düşünür. Oysaki o hayvan(!) şefkat beklentisinden ziyade sahibine şefkat göstermek için gelir yanına; ona yemeğini veren, evini paylaşan kişinin derdini; gözlerinden, bakışından hatta sesinin tonundan anlar ve onu biraz olsun mutlu etmek ister. Hayvan severler bunu gayet iyi bilir insan severler de aynı şekilde… Çünkü biriyle anlaşabilmek için sözlere ihtiyaç yoktur aslında bir dokunuş, bir bakış bile tüm duyguları karşımızdakine hissettirir. İnsanlarla diğer canlılar arasındaki iletişim de tam olarak bu şekilde devam eder, sözler anlamsızdır. Sadece sevgi anlam katar hayata.
Keşke insanlar diğer canlıların da kendileri gibi yaşama hakkı olduğunu ve onların bakıma muhtaç olduklarının farkına varabilseler. Yeni doğan bebeklerini her yaramazlığına rağmen sevip de evdeki hayvanını(!) sokağa atanları anlayamıyorum. O canlıların da bebeklerden hiçbir farkı yok aslında beslemek, temizlemek, sevgi göstermek, oynamak ve eğitmek yeterlidir onlar için de.
Gerçi dünyada öyle insanlar var ki çocukları yaşındakileri ve hatta çocuklarını taciz eden hatta tecavüze bile kalkışan insanlar… Onlardan hayvan sevgisi beklemek de ne kadar doğru tartışılmalıdır.
Hayvanları, insanları sevebilmek için daha doğrusu onların da yaşam hakkına sahip olduğunu bilmek için insanın önce kendini sevmesi gerekir. Suç işleyen birçok kişide görülüyor ki işledikleri suçların altında yatan sebepler çoğunlukla ailesinden sevgi görmemesi ya da ailesinden, çevresinden şiddet görmesi. Daha yaşayan haklarına saygılı bir toplum yaratabilmek için ilk iş ailelerde başlıyor. Ama bunun için de ailelerin gerçekten aile bağlarına sahip olması gerekiyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder