8 Aralık 2011 Perşembe

Ahalinin ailesi

hepimiz bir çekirdek aileden geldik ve gene çekirdek aile olmak için evleniyoruz.
size biraz ahalinin çekirdek ailesinden bahsedıcem kaç çeşit aile var bılmıyorum ama benim cevremdeki türleri! yazdıktan sonra sizde kendinize bir çekirdek aile seçin.

1.aile türü: babanın sözü geçer ailesi; kaçıncı evlilikleri olursa olsun yahut çocukları öz-üvey olsun farketmeyen aile biçimidir.anne-baba-2 cocuk(kız-erkek) anne genelde ev hanımıdır cocuklar eğitimlerini tamamladıysa muhakka çalışırlar, maaş gunlerınde butun para babada toplanır, o baba parayı öyle bır ayarlarkı hep çocuklarının gelecegını düşünür, birikim yapar evlilik döneminde cocuklarını en iyi sekılde temsil eder ve en guzel kıyafetler, en guzel yerlerı secer.bu babanın alternatıfı sömürgen babadır cocuklarının parasını kendı parası gıbı düşünür ev alır araba alır, cocuklar hiç evlenmicek gibi hareket eder.

2.aile türü: demokrasi ailesi; baba kadar bütün olaylarda annede söz hakkına sahiptır herhangı bır olayda hem kadın görüşü hemde erkek görüş bildirdiği için daha verimli sonuclar alınır. çocuklara harçlık verilir ve sorgulanmaz, ama fark ettirilmedenizlenir cocukalr attıkları her adım aile bireyleri tarafında bilinir. istenen aile bu ailedir.

3.aile türü: bizde özgürlük var ailesi; eğitimsiz aile buyukleri tv dizilerınden gordugu ailelerden etkılenırler ve cocukları tamamen SERBEST bırakırlar..aldıkları maaşlara karışmazlar ama pek harclıkta vermezler.cocukların nerde kaldıklarından cogu zaman haberlerı olmaz. sabah cocuklarını goremeyınce en yazkın arkadas ve ya yaşıt olan akrabalarını ararlar sen nerde oldugunu bılıyomusun idye,,baba pek takılmaz bu aile şeklinde istediği kadar konuşsun boştur.

benim şahit oldugum aile türleri bunlar; 1.aile türünde cocuklar mutsuzdur, 3.aile türünde çocukalr nekadar özgur olursa olsun mutsuzdur. 2.aile türünde çocuklar hem mutlu hemde attıkları adımın farkında bir sekılde ılerler..hepinizin 2. aile türü olmasını diliyorum.

4 Aralık 2011 Pazar

İnsan Mısın Hayvan Mı Duyguların Karar Versin

İnsanlar doğduğundan beri mi bencil ve şımarıktır yoksa yaşarken mi olur? Öyle mi yetiştirilirler de sonunda kendinden başkasını düşünmez olurlar. Çocukluğunda ailesinden zar zor izin koparıp bin bir yalvarmayla eve yavru köpek almış bir çocuğun iki üç ay sonra sıkılıp sokağa atmasından onun büyüyünce eşini, sevgilisini sokağa atma ihtimali düşünülmez mi? Öyle ki hayatındaki insanların kıymetini anlaması için onlara sadece muhtaç olması gerekir.

Oysa insanlar sevginin tanımını en iyi bilmesi gereken canlılardır, hem derinlemesine düşünüp hem mantık sahibi olmaları ve diğer insanlarla iletişime rahatça geçebilmeleri bunu öğrenebilmeleri için yeterlidir. Ancak ne yazık ki birçok evcil hayvan besleyen kişi bile moralinin bozuk olduğunda o konuşmaktan yoksun dostunun yanına gelip kucağına yatmasını onun bencilliği olarak düşünür. Oysaki o hayvan(!) şefkat beklentisinden ziyade sahibine şefkat göstermek için gelir yanına; ona yemeğini veren, evini paylaşan kişinin derdini; gözlerinden, bakışından hatta sesinin tonundan anlar ve onu biraz olsun mutlu etmek ister. Hayvan severler bunu gayet iyi bilir insan severler de aynı şekilde… Çünkü biriyle anlaşabilmek için sözlere ihtiyaç yoktur aslında bir dokunuş, bir bakış bile tüm duyguları karşımızdakine hissettirir. İnsanlarla diğer canlılar arasındaki iletişim de tam olarak bu şekilde devam eder, sözler anlamsızdır. Sadece sevgi anlam katar hayata.

Keşke insanlar diğer canlıların da kendileri gibi yaşama hakkı olduğunu ve onların bakıma muhtaç olduklarının farkına varabilseler. Yeni doğan bebeklerini her yaramazlığına rağmen sevip de evdeki hayvanını(!) sokağa atanları anlayamıyorum. O canlıların da bebeklerden hiçbir farkı yok aslında beslemek, temizlemek, sevgi göstermek, oynamak ve eğitmek yeterlidir onlar için de.

Gerçi dünyada öyle insanlar var ki çocukları yaşındakileri ve hatta çocuklarını taciz eden hatta tecavüze bile kalkışan insanlar… Onlardan hayvan sevgisi beklemek de ne kadar doğru tartışılmalıdır.

Hayvanları, insanları sevebilmek için daha doğrusu onların da yaşam hakkına sahip olduğunu bilmek için insanın önce kendini sevmesi gerekir. Suç işleyen birçok kişide görülüyor ki işledikleri suçların altında yatan sebepler çoğunlukla ailesinden sevgi görmemesi ya da ailesinden, çevresinden şiddet görmesi. Daha yaşayan haklarına saygılı bir toplum yaratabilmek için ilk iş ailelerde başlıyor. Ama bunun için de ailelerin gerçekten aile bağlarına sahip olması gerekiyor.

Akıl Yaşta Değil Deneyimde

Kadınlar çok süslüdür, bir sürü ayakkabı - çanta alırlar, alışveriş yapıp mutlu olurlar, her dışarı çıkışlarında farklı giyinip farklı görünmek isterler; evet beyler bunlar sizin görüşleriniz değil mi? Ayrıca dış görünüşlerine sizin için o kadar dikkat ettiklerini de düşünüyorsunuzdur eminim.
Fakat çok üzgünüm kadınlar konusunda yine yanıldınız. Anlayamadığınız bir konu da bu.

Kadınlar erkekler onları beğensinler diye süslenmezler, onlar diğer kadınlar kendilerini beğensin hatta kıskansın diye süslenirler. Bunun kökeninde eşcinsellik filan yoktur ama kadınlar her konuda birbirleriyle savaş halindedirler. Sürekli birbirlerini kıyafetiyle, sevgilisiyle, saçıyla, ayakkabısıyla hatta tarzıyla kıskandırmaya çalışırlar. Bazen de sevmedikleri diğer kadınların sırf canını yakmak için eşlerini, sevgililerini etkilemek için süslenirler amaç birlikte olmak değil sadece diğer kadına gözdağı vermektir. Erkek çoğunlukla arada piyon olarak kullanılır ama bunun farkına bile varmaz diğer kadına meyil ettiğinde de neden terslendiğini anlayamaz.

Bazen sadece en iyiyi elde edebilmek için diğer kadınları alt etmeye çalışır; güzel olmaya çalışmasının bir diğer sebebi de budur.

Çoğunlukla konu erkekler olsa da, bunun dışında daha iyi bir işe sahip olabilmek ya da işinde daha başarılı olabilmek için de güzelliğini kullanır kadınlar. Çünkü her insan güler yüzlü ve güzel kadınları görmekten ve sohbet etmekten hoşlanır. Hatta birçok komplekssiz olmayan kadın da güzel kadınlarla iş yapmayı erkeklere tercih eder.

Güzellik sadece kadınlara bahşedilmiş bir özellik olmamakla birlikte daha estetik göründükleri bir gerçektir ve bunu kullanmayı de iyi bilirler. Belki de bu yüzden kadınları iyi tanıyan erkekler onların zekâsına, detaylı yorumlarına ve insanlarla ilgili hislerine güvenirler. Çünkü bilirler ki; onlar her açıdan olayı gözlemleyip ona göre karar verirler, en ince ayrıntıdan bile bir problemin baş gösterdiğini fark ederler.

İşte bu sebepledir ki, erkekler kendi zekâlarının üstünde düşünme yeteneğine sahip kadınlarla olmak istemezler. Kendilerini küçük düşüreceğinden korkup bu tür kadınlardan uzak dururlar hatta çoğu zaman iş yerlerinde bile kadınların yükselmesinden hoşnut olmazlar.

Ancak gerçekten akıllı erkekler bilir ki, zeki kadın onların hayatına anlam katacak ve onları birçok sorundan daha sorun oluşmadan fark edip, koruyacaktır. Erkeklerin bu zekâ düzeyine ulaşmaları, bunun ayrımına varmaları için kadınları öncelikle kendi annelerinden başlayıp iyice tanımaları ve önyargısız anlamaya, dinlemeye çalışmaları gerekmektedir. Bunu fark eden erkekler diğerlerine nazaran hayatta çok daha başarılı olduklarını görürler.